İlk olarak bir Unreal Tourment III modu olarak tasarlanan The Ball'un hikayesi sade ama tatmin edici. 1940'da arkeolojik bir kazı sırasında bir çukura düşeriz ve çevremizi keşfederken garip bir cihazla karşılaşırız. Kadim zamanların teknolojisiyle yapılmış cihazın özelliği, mistik ve kutsal dev metal bir topu yönetmemize imkan sağlamasıdır. Elimizdeki bu garip antik silahla tapınaklar dizisindeki bulmacaları çözmek ve bizi engellemeye çalışan yaratık ordusunu dize getirmek, oyunun temel amaçlarını oluşturur.
Indiana Jones serisinin bize armağanı "Yuvarlanan Dev Top" fikrini, gene bu film serisinin atmosferinde zekice yeniden canlandıran the Ball, oynanması gereken eğlenceli bir yapım. Source'un Portal ile yapmaya çalıştığının Unreal versiyonu diyebileceğimiz oyun, bir Portal kalitesine ulaşamasa da sürükleyici bir 8 saatlik campaign sunuyor. Açıkçası atmosfer bana yıllar önce oynadığım ve çok zevk aldığım Montezuma's Return oyununu hatırlattı (Aztek-Inka-Maya kültürünü temel alan aksiyon oyunları istiyorum!). The Ball'un tek ciddi eksisi, grafik kalitesi olarak çağının gerisinde kalması. 2010 yapımından ziyade 2006 yapımı bir oyun hissi veriyor. Açıkçası halihazırdaki mod üzerinde çok da oynama yapılmadan piyasaya sürülmüş gibi bir hava var (Herkesten Dear Esther'dekine benzer bir emeği bekleyemeyiz tabii ama biraz daha özen gösterilebilirdi).
Grafik konusundaki bu kusuru gözardı ederseniz The Ball kesinlikle vakit harcamaya değer bir oyun. İsimsiz tapınaklarda zombilerin pestilini çıkarmak istiyorsanız oyunu çekinmeden alın. İstemiyorsanız da bir düşünün, ben bu kadar zevkli olmasını beklemiyordum.


0 yorum:
Yorum Gönder